Mucizeler Kursu

Bilgeliğin Alevi (FlameofSophia)

Mucizeler Kursu

Geçmiş zamanda bir söyleşide dünyaca ünlü spiritüel eğitmen ve yazar Eckhart Tolle'ye yeme içme konusunda neler düşündüğünü ve hangi beslenme planı uyguladığını sormuşlar. Eckhart Tolle'nin cevabı hiç olmuş. Ben de adamı içimden alkışladım.

Spiritüel konularla ilgilenen çoğu insanlar yeme içme konusuna büyük önem verirler. Envai çeşit beslenme programları, bitkiler, doğal ilaçlar gibi sonu gelmeyen bir beslenme odağıyla karşıkarşıyayız. Herkes kendisi için bir şeyler buluyor, uyguluyor ve başkalarına öneriyor. Herkes herhangi bir hastalık durumunda kendince doğru bulduğu doğal karışımlar ve besin maddelerine bel bağlıyor. Ve uygulayanlar şifanın o besin maddelerinden geldiğine inanıyor. İyileşme sonucunun alındığı durumlar kuşkusuz gözlemlenenler dahilinde. Ama iyileşmeyenler de var. Neden kimine şifa veren besin maddeleri bir diğerinde etkisiz kalıyor sorusu kaçınılmaz oluyor. Konuyu irdelemeye devam edenler yolun sonunda tüm hastalıkların zihinde oluştuğunu dolayısıyla şifanın da zihinden geldiğini keşfetmiyorlarsa, yanlış yola girmişler demektir. Ama zihin yeme içme programları ile değiştirelemez. Dolayısıyla, beden boyutunda iyileşme olarak gözlemlenen fenomen sadece geçici bir sonuç ve süreç olmalı ve hastalık tekrar başka bir şekilde ortaya çıkabilir.

Mucizeler Kursu öğrencilerinin öğrenimlerinin temel ilkelerinden biri bedenin gerçek olmadığıdır. O halde bedeni odak alan hiçbir yöntem şifa açısından doğru olamaz.  Her şey zihinde başladığından değişim ve dönüşüm de ancak zihinde gerçekleşebilir. Bu nedenle Mucizeler Kursu'nu ciddiyetle uygulayanlar beslenme metodları ile pek ilgilenmezler. Eğer ilgileniyorlarsa bir çatışma içinde olduklarını gösterirler. Çünkü bir yandan Mucizeler Kursu'nun metafiziğine göre bedenin gerçekdışılığını kabul edip diğer yandan bedeni (hastalıklı veya hastalıksız) değişmesi gereken şey olarak ele alarak gerçek yaparlar. Birbirleriyle asla uzlaşmaş iki zıt düşünce şeklini de böylece onaylamış olurlar. Bu durum kişiyi illüzyonda tutar. Doğru/hakiki şifa ama illüzyonlardan sıyrılmakla gerçekleşir.

Eckhart Tolle bunu biliyordu ve dolayısıyla yeme içme konusunu entelektüel bir seçim olarak ele almadı kendisi için. Ama herhangi bir süpermarkete gidip, oradaki plastikler içinde kaplı ürünleri değil de, örneğin açık taze gıda ürünlerini almayı tercih ettiğini söyledi. Ama bu seçimi yaparken düşünceyle değil de bedeninin sinyallerinin bu seçimi yönlendirdiğini ilave etti. Ünlü olmadan önce sokakda yaşayan Tolle, parkda çöpden beslendiğini de belirtti. O zaman besin konusunda seçimi yoktu ve bedenin ihtiyaçlarını gidermek için hayat önüne ne koyduysa onu yedi. Zihni özgür olan bir insan yeme içme konusunu kendine dert etmez, edemez.

Beden kendi başına nötr bir makinedir. Biyolojik bir makina. O ne kendi kendine düşünür ne de bir seçim yapar. Zihin onun efendisidir. Ve zihinde hangi düşünce sistemi hakimse beden de o hükmün emirlerini yerine getirir. Özellikle aydınlanan ustalar bedenin aydınlandıktan sonra tüm işlevini kendiliğinden yerine getirdiğini anlatırlar. Ve beden o durumda kendi tezahürü düzeyinde en mükemmel haliyle işler. Tezahürü düzeyinde ne demek? Örneğin, beden bu yaşamında kolsuz bacaksız veya herhangi bir başka şekilde engelli ise, aydınlandıktan sonra yeni kollar, bacaklar, vs. oluşacak diye mutlak bir kaide yok. Mucizelerin zorluk sıralaması yoktur der Mucizeler Kursu. Bu anlamda yeni bir bacak veya kol bile büyüyebilir. Ama şart değil. Yani iyileşmek, bedenin de mükemmel ve eksiksiz bir şekli olmasını içerir diye bir koşulumuz yok. Zihin iyileşir. Beden de iyileşmiş bir zihne mümkün olan en iyi durumuyla hizmet eder. Hepsi bu.

Mucizeler Kursu öğrencileri spiritüel dönüşümün en radikal yollarından birini seçenlerdir. Kurs tavizsiz bir şekilde dünyanın illüzyoner oluşunu vurgularken, hakikatın nondüal metafiziğini anlatır. Böylece bizim seçimimiz bire indirgenmiş olur. Karşılaştığımız her konuda tek soruyla doğru cevabı bulmamız mümkün olur: Mucizeler Kursu'nun metafiziği ışığında bu konu neye/kime hizmet ediyor?

Bunu ciddiyetle her konu için uyguladığımızda, ego dünyasının önümüze koyduğu sözümona iyileşme programlarının illüzyoner niteliğini görmemek mümkün değil. Bazılarımızın ama egonun bu tür "majik" programlarına ihtiyacı olabilir ve onları bir dönem kullanmaları gerekli olabilir. Kullansınlar. Ama onlara gerçeklik vermeden kullansınlar der Mucizeler Kursu.

 

BenSiz

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Copyright © 2010 - 2017  • Bengü Aydoğdu (BenSiz)  •  Tüm haklar saklıdır • eposta@flameofsophia.com