BenSiz'ce

Sap ile samanı ayırmak

[...]

"Sap ile samanı ayırmak deyimini bilirsin. Doğruyu yanlıştan ayırmak da diyebiliriz. Ama zaten doğru ile yanlış asla kendiliğinden karışmaz. Karıştıran insandır. "Ortaya bir karışık" sipariş eder gibi yürünmüyor hakikat yolu. Ya hakikat yolundasın ya değilsin. Ya doğru yoldasın ya değilsin. Kendi yolunda olduğundan hiç kuşkum yok. Ancak her adımın yanlış olmayacağı gibi doğru da olmaz. Bir an doğruda olabilirsin. Bir sonraki an ama aklın karışıp yanlışa doğru diyebilirsin. İnsan hali.

Bu nedenle Mucizeler Kursu'nu kendim için tek geçerim. Emsalsiz, tavizsiz, eğitici, düzeltici ve hepsinden öte sarcısı bir yoldur. Kurs, nondüal varlık ilkesine dayalı. Bu demektir ki, yalnızca Tanrı var. Bizler kendini gerçek sanan illüzyonlarız. Özümüz Tanrı'dır ve o Özden başka hiçbir şey yok. Buda, tüm cisimler gerçek dışı demiştir. Kurs da aynısını öğretir. Bu doğruyu tam olarak deneyimleyerek öğrenmeden de doğum-ölüm döngüsü içinde gidip geliriz bu saçmalıklar dünyasına. Kurs elbette bizlere sen yoksun deyip bırakmıyor. Delirmiş aklımızın elinden tutup anlayacağımız dilde ve şekilde bizi çıkışa doğru yönlendiriyor. Ayrıca derin psikolojik bilgiler ve yaklaşımlar içermekte. Sarsılmaz bir mantığı var. Kavramları Hıristiyanlığa dayansada tüm dinlerden özgür evrensel bir yoldur. Zaten biraz aklı olan kavramlar hakkında tartışmaz. Örneğin, niye Tanrı deniyor da Allah denmiyor diye sormaz. Bu, tıpkı birinin İngilizce love kelimesinin Türkçede neden sevgi olduğunu sormasına benzer. Böyle birine güleriz çünkü saçma bir sorudur. İşte, Mucizeler Kursu'nun kavramlarına yönelik Tanrı-Allah farklılıkları gibi sorular da had safhada anlamsız. Bu, bilme merakı değil, ukalalıktır. Mucizeler Kursu'nu uygulayan kişi er ya da geç bunun farkındalığına varacaktır. Kursun yolu kesin olduğu kadar şaşmaz. Mucizeler Kursu bildiğim en radikal yol. Tabi, insan ahmak aklıyla araya girip kursun öğretilerini saptırabilir. Yapanlarla çok karşılaştım. Fakat bu tür yanlış yorumlamalar öğrencinin büyük krizlere girmesine neden olabiliyor. O krizler de insanın tekrar doğru yola girmesini tetikliyor. Derler ya, her şerde bir hayır var. İşte bu anlamda, her krizde bir çıkış var. Mucizeler Kursu insana nuh dedirtip peygamber dedirtmeyen cinsten. Bu kadar kesin konuşmama şaşırma. Gel peşimden hak vereceksin."

"İyi de, sen benim soruma hala cevap vermedin. Yıldıznamelere ya da astrolojik metodlara inanır mısın? İnsanların gökteki cisimlere göre yeryüzündeki olayları değerlendirmesine nasıl bakıyorsun? Var mı bu bakışın bir doğrusu?"

"Bence yok. Hakikat açısından da yok. Fakat insanlar kendi uydurdukları dünya sistemi içinde birçok iç sistemler uydurmuşlar ve illüzyoner düşüncelerini dünya sahnesine yansıtmaktalar. İnsanın inandığı şey kendisi için gerçektir. Bunun tersini kabul etmez, edemez. İnançları doğrultusunda düşünür, davranır ve öğretir. Bu, zihnin bir niteliğidir. Sağlıklı bir zihin doğruyu bilir; vesevese içinde olan bir zihin doğrudan hariç her şeyi doğru bilir. Gökteki sayısız yıldızlardan birkaçını seçip onları yalnızca kendi aklınca geometrik bir çerçeveye yerleştirip sahip olmadıkları anlamlar yüklemek tam da insanın vesvese içindeki aklının işi. İnsan kendi kararıyla bir yıldız grubuna ha boğa demiş, ha oğlak, bu anlamsız. Yıldızların kendilerinin insanın kafasında kurguladığı resimsel anlamlara hiçbir katkıları olmaz. Buna ilahi bir ilham da dahil değildir. Dünya ve evren illüzyonsa, onların hiçbir görüntüsüyle ilgilenmemiz gerekmez. İlgilenirsen çünkü, onlara gerçeklik verdiğin gibi, insanoğlunun uydurduğu ve örneğin gökcisimlerine yüklediği saçma anlamlara da inanmış olursun. Nihayetinde insanlık böyle yaşıyor. Yok ay meditasyonu, bilmem ne yıldıznamesi, sayıların büyüsü falan da filan da saymakla bitmiyor bu tür sahteliklerle dolu inançlar. Güneş tutulur felaket habercileri ortalığı karıştırır. Ay tutulur inisiyasyon uydurmalarıyla sahte gurular ürer her bir yanda. Bu tür delilerin peşinde kocaman bir deliler ordusu koşar ve çoğu zaman naif bir inançla gerçekten spiritüel açıdan büyük şeyler yaptıklarına inanırlar. Oysa tümü kandırma oyunlarından başka bir şey değil. Elbette para bu tür eylemlerde büyük rol oynar. Deliler ordusu çünkü cebindeki paralarını seve seve ve büyük bir hayranlıkla baş delinin cebine akıtmaktan büyük zevk duyarlar. İnsanlık tarihi bu tür saçmalıklarla dolup taşmakta ve günümüzde tüm bilgiye ve doğru kaynaklara rağmen devam sürmekte."

 Sır Muhâbbetler - BenSiz


Mucizeler Kursu

Künye

İçerik & Teknik Sorumlusu
Bengü Aydoğdu (BenSiz)
Siteyle ilgili görüşleriniz ve sorularınız için: iletisim@flameofsophia.com

Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Yasal haklar saklıdır.

Daha fazla bilgi

Çevrimiçi

92 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

© 2018 BenSiz (Bengü Aydoğdu). Tüm haklar saklıdır. Web tasarımı: Bengü Aydoğdu