Mucizeler Kursu

Bilgeliğin Alevi (FlameofSophia)

MUCİZELER KURSU
III. ÖĞRETMENLER İÇİN KILAVUZ KİTABI

 

İÇİNDEKİLER

Giriş

1. TANRI öğretmenleri kimlerdir?
2. Onların öğrencileri kimlerdir?
3. Öğretmenin düzeyleri nelerdir?
4. TANRI öğretmenlerinin tipik özellikleri nelerdir?
    I. Güven
       A. Güvenin gelişimi
    II. Dürüstlük
    III. Hoşgörü
    IV. Yumuşak başlılık
    V. Sevinç
    VI. Savunmasızlık
    VII. Cömertlik
    VIII. Sabır
    IX. İnanç
    X. Zihinsel açıklık
5. İyileştirme nasıl gerçekleşir?
    I. Hastalığın algılanan amacı
    II. Algılamanın değişimi
    III. TANRI öğretmeninin işlevi
6. İyileşme kesin mi?
7. İyileştirme tekrarlanmalı mıdır?
8. Zorluklarda bir hiyerarşi algılanması nasıl önlenebilir?
9. TANRI öğretmenlerinin yaşam koşullarında değişimler gerekli midir?
10. Yargılamakdan nasıl vazgeçilir?
11. Bu dünyada barış nasıl mümkün olabilir?
12. Dünyayı kurtarmak için kaç tane TANRI öğretmeni gereklidir?
13. Kurbanın doğru anlamı nedir?
14. Dünya nasıl bitecek?
15. Sonunda herkesin hakkında bir hüküm verilecek mi?
16. TANRI öğretmeni gününü nasıl geçirmeli?
17. TANRI öğretmenleri büyülü (majik) düşünceleri nasıl ele alırlar?
18. Düzeltme nasıl yapılır?
19. Adalet nedir?
20. TANRI'NIN huzuru nedir?
21. İyileştirmede kelimelerin nasıl bir anlamı vardır?
22. İyileşme ve KEFARET arasında nasıl bir ilişki var?
23. İyileştirmede İsa özel bir yer alıyor mu?
24. Reenkarnasyon var mıdır?
25. Psişik güçler arzulanmaya değer mi?
26. TANRI'YA doğrudan ulaşılır mı?
27. Ölüm nedir?
28. Diriliş nedir?
29. Ve son olarak

TANIMLAMALAR

Giriş

1. Ruh – saf Ruh
2. Ego - Mucize
3. Affetmek – MESİH'İN yüzü
4. Doğru algılama - Bilmek
5. İsa - MESİH
6. KUTSAL RUH
Sonsöz

Çeviri: BenSiz (© Bengü Aydoğdu - www.flameofsophia.com - eposta(at)flameofsophia.com - Tüm haklar saklıdır.)

 

1. TANRI'NIN öğretmeni, onlardan biri olmayı seçen herkesdir. Onun kalifiyeleri sadece şundan ibarettir: herhangi bir şekilde, herhangi bir yerde kendi menfaatlerini başkalarınınkinden ayrı görmediği bilinçli bir seçim yapmıştır. Bunu bir kez yaptı mı yolu kurulmuş ve yönü güvenlidir. Karanlığa bir ışık gelmiştir. Sadece bir tek ışık olabilir ama bu yeterlidir. O, TANRI ile bir anlaşma yapmıştır, hatta O'NA henüz inanmıyor olsa bile. O, kurtuluş getiricisi olmuştur. O, TANRI'NIN bir öğretmeni olmuştur.

2. Onlar dünyanın her yerinden gelirler. Onlar tüm dinlerden ve hiçbir din olmayan düşüncelerden gelirler. Onlar cevap vermiş olanlardır. ÇAĞRI evrenseldir. O, tüm zamanlarda her yerde tınlar. O, O'NUN için konuşmaları ve dünyayı kurtarmaları için öğretmenler çağırır. Birçoğu onu duyar ama azı cevap verecektir. Ancak, bu sadece bir zaman meselesidir. Sonunda herkes cevap verecektir ama bu son daha çok, çok uzak olabilir. Bu nedenle öğretmenler için bir plan yaşama geçirildi. Onun işlevi zaman tasaruffudur. Herkes tek bir ışık olarak başlar ancak, merkezindeki ÇAĞRI ile bu ışık sınırlanamaz bir ışıktır. Ve dünyanın ölçüsüne göre herbiri binlerce yıl zaman tasarruf edecektir. ÇAĞRININ KENDİSİ için zamanın bir anlamı yoktur.

3. TANRI'NIN her öğretmeni için bir kurs vardır. Kursun şekilleri büyük ölçüde değişir. Bu, bağlantılı öğrenme araçları için de böyledir. Ama kursun içeriği asla değişmez. Onun ana teması her daim: TANRI'NIN OĞLU suçsuzdur ve kurtuluşu masumiyetinde yatar. Bu eylemlerle veya düşüncelerle öğretilebilir; kelimelerle ya da sessiz; her dilde veya dil olmayanda; her yerde, tüm zamanlarda ve her şekilde. ÇAĞRIYI duymadan önce öğretmenin kim olduğu önemli değil. O, cevap vererek bir kurtarıcı oldu. O, bir başkasını kendi olarak gördü. Dolayısıyla, kendi kurtuluşu ve dünyanın kurtuluşunu buldu. Onun yeniden doğuşunda dünya yeniden doğdu.

4. Bu, özel bir evrensel kurs şeklinin öğretmenleri için tasarlanmış özel bir öğrenim planının Kılavuz Kitabıdır. Birçok binlerce başka şekiller var ve hepsi aynı sonuca götürüyorlar. Yalnızca zaman kazandırıyorlar. Ve yorgun akan zamandır sadece, ve dünya artık çok yorgun. O, yaşlı ve yıpranmış ve umutsuzdur. Sonuç hiçbir zaman söz konusu değildi çünkü, TANRI'NIN İRADESİNİ ne değiştirebilir ki? Ama değişim ve ölüm illüzyonları ile zaman dünyayı yıpratıyor ve içinde olan her şeyi. Ancak, zamanın bir sonu var ve TANRI öğretmenleri bunu meydana getirmek için belirlendiler. Çünkü, zaman onların elinde. Onlar bu seçimi yaptılar ve bu onlara verildi.

 

Mucizeler Kursu, Öğretmenler için Kılavuz Kitabı, Bölüm 1

Çeviri: BenSiz (© Bengü Aydoğdu - www.flameofsophia.com - eposta(at)flameofsophia.com - Tüm haklar saklıdır.)

 

1. TANRI öğretmeninin her birine belirli öğrenciler tahsis edilir ve onlar öğretmeni aramaya başlarlar ÇAĞRIYA cevap verdikten sonra. Bu öğrenciler onun için seçildiler çünkü onun öğreteceği bu evrensel öğretim planının biçimi onların anlayış düzeyleri açısından kendileri için en iyi olandır. Öğrencileri onu beklediler çünkü onun gelişi kesindir. Yine bu sadece bir zaman meselesidir. Öğretmen, rolünü yerine getirmek için bir kere seçimini yaptı mı, öğrencileri de kendininkilerini yerine getirmeye hazır olurlar. Zaman onun seçimini bekler ama kime hizmet edeceğini değil. O öğrenmek için hazır olduğunda, öğretmesi için fırsatlar sağlanacaktır ona.    

2. Kurtuluşun öğretim ve öğrenim planını anlamak için, kursda açıklanan zaman konseptini kavramak gerekir. KEFARET illüzyonları düzeltiyor, hakikatı değil. Yani asla olmamış bir şeyi düzeltiyor. Ayrıca plan, bu düzeltmeyi yapmak için aynı zamanda tasarlandı ve sonuçlandırıldı, çünkü TANRI'NIN İRADESİ zamandan tamamen bağımsızdır. Bu, O'NDAN olduğu için tüm gerçeklik için de geçerli. Ayrılık fikrinin TANRI OĞLU'NUN zihnine girdiği an, aynı o an da TANRI'NIN CEVABI verildi. Zaman içinde bu çok uzun bir zaman önce oldu. Gerçeklikte hiçbir zaman.  

3. Zamanın dünyası illüzyonların dünyasıdır. Çok uzun zaman önce olan, şimdi oluyor gibi görünüyor. Uzun süre önce alınan kararlar hala açık ve alınması gerekir gibi görünüyor. Öğrenilmiş ve anlaşılmış ve uzun zaman önce geçmiş olan şey, yeni bir düşünce gibi görülüyor, taze bir fikir gibi, değişik bir yaklaşım gibi. İraden özgür olduğundan, çoktan olmuş olanı kendin seçtiğin bir zamanda kabul edebilirsin ve ancak o zaman onun çoktan tüm zamanlarda olmuş olduğunu fark edeceksin. Kursda vurgulandığı gibi, öğretim planını seçmek senin iradende değil, hatta onu öğreneceğin şekil bile senin seçimin değil. Ancak sen, onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün. Ve onu kabul ettiğinde çoktan öğrenilmiş olacak.

4. Ve böylece zaman aslında hatırlamanın ötesinde olduğundan ve hatırlama olasılığının da ötesinde olduğundan, çok eski olan bir an'a geri gider. Ama bu tekrar ve tekrar yaşanan bir an olduğundan, şimdiymiş gibi görünür. Ve böylece, öğrenciler ve öğretmenler sanki hiç daha önce birbirleriyle karşılaşmamış gibi şimdiki zamanda biraraya geliyor ve birbirlerini buluyorlar gibi görünür. Öğrenci doğru zamanda doğru yere gelir. Bu kaçınılmazdır çünkü, o şimdi tekrar yaşadığı o eski an'da doğru seçimi yapmıştı. Ve aynı şekilde öğretmen de eski bir geçmişten ötürü kaçınılmaz bir seçim yaptı. Sanki TANRI'NIN İRADESİNİN etkisi için zamana ihtiyaç varmış gibi görünür. Oysa, ebediyetin gücünü ne durdurabilir ki?

5. Öğrenciler ve öğretmenler bir araya geldiği zaman, bir öğretme ve öğrenme durumu başlar. Çünkü, öğretmen aslında öğreten değildir. TANRI ÖĞRETMENİ her daim öğrenme amaçlı biraraya gelmiş iki kişiye konuşur. Bu amaç uğruna bir ilişki kutsaldır ve TANRI KENDİ RUHUNU her kutsal ilişkiye yollayacağına dair söz verdi. Bu öğretim ve öğrenim durumunda her biri, vermenin ve almanın aynı olduğunu öğrenir. Rolleri, zihinleri, bedenleri, ihtiyaçları, menfaatleri arasına çektikleri sınırlamalar ve kendilerini birbirlerinden ayıran tüm farklılıklar solar, bulanır ve yok olur. Aynı kursu öğrenmek isteyenler bir menfaati ve bir hedefi paylaşırlar birbirleriyle. Ve böylece öğrenen olanın kendisi bir TANRI öğretmeni olur çünkü, o ona öğretmenini veren tek bir seçimi yapmıştır. O, başka birinde kendi menfaatlerinin aynısını görmüştür.

 

Mucizeler Kursu, Öğretmenler için Kılavuz Kitabı, Bölüm 2

Çeviri: BenSiz (© Bengü Aydoğdu - www.flameofsophia.com - eposta(at)flameofsophia.com - Tüm haklar saklıdır.)

 

1. TANRI öğretmenlerinin sabit bir öğretim düzeyi yoktur. Her öğretim ve öğrenim durumu, nihai hedef hep aynı olmasına rağmen, başlangıçta farklı bir ilişki beraberinde getirir. Hedef, ilişkiden, içinde her ikisinin de TANRI OĞLU'NU günahsız olarak görebilecekleri bir kutsal ilişki yapmaktır. TANRI öğretmeninin bir şey öğrenemeyeceği hiçkimse yoktur, yani dolayısıyla öğretemeyeceği hiçkimse yoktur. Ancak, pratik açıdan bakıldığında ne herkesle karşılaşabilir ne de herkes onu bulabilir. Bu nedenle plan, her TANRI öğretmeni için gerçekleşmesi gereken somut temaslar içerir. Kurtuluşta tesadüfler yoktur. Beraber kutsal bir ilişki için potansiyalları olduğundan birbirleriyle karşılaşması gerekenler, birbirleriyle karşılaşacaklardır. Onlar birbirleri için hazırdır.

2. Öğretimin en basit düzeyi oldukça yüzeysel gibi görünür. Onlar, tesadüf gibi görünen karşılaşmalardan oluşur: İki belirgin yabancı rastgele bir asansörde karşılaşırlar; yoluna dikkat etmeyen bir çocuk bir yetişkine  “yanlışlıkla” çarpar; iki öğrenci “tesadüfen” birlikte eve giderler. Bunlar rastgele karşılaşmalar değildir.  Onların herbirinde bir öğretim ve öğrenim durumu olma potansiyeli vardır. Belki asansörde görünürde yabancı olanlar birbirlerine gülümseyecekler; belki yetişkin olan, ona çarptığı için çocuğu azarlamayacak; belki o iki öğrenci arkadaş olacaklar. Hatta en sıradan karşılaşma düzeyinde bile iki insanın bir an için bile olsa, kendi ayrı menfaatlerini gözden yitirmeleri mümkündür. Bu bir an yetecektir. Kurtuluş gelmiştir.

3. Evrensel kursu öğretirken, düzeylerin gerçeklikte tıpkı zaman gibi anlamsız olduğu bir konsepti temsil ettiğini anlamak zordur. Birinin illüzyonu diğerininkine izin verir. Zaman içinde TANRI öğretmeni görünürde dünya hakkında olan düşüncelerini değiştirmeye sadece bir tek karar ile başlar, ve sonra öğreterek yeni yönü hakkında daha fazla öğrenir. Biz zaman illüzyonunu çoktan ele almıştık ama öğretimin düzeylerinin illüzyonu başka bir şeymiş gibi görünüyor. Belki düzeylerin varolamayacağını göstermenin en iyi yolu, basitçe öğretim ve öğrenim durumunun her düzeyinin TANRI'NIN KEFARET için olan planının bir parçası olduğunu ve O'NUN planının KENDİ İRADESİ olduğundan düzey içeremeyeceğini söylemektir. Kurtuluş her zaman hazırdır ve her zaman vardır. TANRI öğretmenleri farklı düzeylerde çalışırlar ama sonuç hep aynıdır.

4. Dahil olan her kişinin o anda başka bir kişiden en çoğunu öğrenebileceği anlamında her öğretim ve öğrenim durumu maksimumdur. Bu anlamda – ve sadece bu anlamda – öğretimin düzeylerinden bahsedebiliriz. Bu terim bu şekilde kullanılırsa, o halde öğretimin ikinci düzeyi, içinde iki kişinin bir süreliğine oldukça yoğun bir öğretim ve öğrenim durumuna girip ardından ayrılıyor gibi göründükleri daha uzun süre kalıcı bir ilişkidir.  Birinci düzeyde olduğu gibi, bu karşılaşmalarda rastgele değildir, ne de ilişkinin sonu gibi görünen gerçek bir sondur. Yine herkes, o anda öğrenebileceğinin en çoğunu öğrenmiştir. Ama birbirleriyle karşılaşan herkes, bir gün tekrar karşılaşacaklar çünkü, tüm ilişkilerin kaderi kutsal olmalarıdır. TANRI, OĞLU hakkında yanılmaz.

5. Öğretimin üçüncü düzeyi, bir kere girildikleri zaman yaşam boyu süren ilişkilerdir. Bunlar, içinde her kişiye seçilmiş bir öğrenim ortağı verilmiş olan, öğrenmek için sınırsız fırsatlar içeren öğretim ve öğrenim durumlarıdır. Bu ilişkilerden genelde az vardır çünkü, onların varolmasının koşulu, ona dahil olanların aynı zaman içinde öğretim ve öğrenim dengesinin gerçekten mükemmel olduğu bir aşamaya varmış olmalarıdır. Bu onların bunu anlamış olması gerekmez – ve esasen genel olarak bunu bilmezler. Hatta bir süre ya da belki bir ömür boyu birbirlerine düşman bile olabilirler. Ama eğer onu öğrenmeyi seçerlerse, o halde mükemmel ders önlerindedir ve öğrenilebilir. Ve eğer bu dersi öğrenmeyi seçerlerse, sendeleyen ve belki başarısız olacak gibi görünen öğretmenlerin kurtarıcısı olurlar. Her TANRI öğretmeni, ihtiyacı olan yardımı bulacaktır.

Mucizeler Kursu, Öğretmenler için Kılavuz Kitabı, Bölüm 3

Çeviri: BenSiz (© Bengü Aydoğdu - www.flameofsophia.com - eposta(at)flameofsophia.com - Tüm haklar saklıdır.)

1. TANRI öğretmenlerinin dış özellikleri hiçte aynı değildir. Bedenin gözlerine aynı görünmezler, onlar çok farklı ortamlardan gelirler, dünya deneyimleri büyük ölçüde değişiktir ve yüzeysel “kişilikleri” tamamen farklıdır.  Ayrıca, TANRI öğretmeni olarak etkileşimin başlangıç evrelerinde henüz sayesinde oldukları olarak atandıkları daha derine giden özelliklere sahip değiller. TANRI, öğretmenlerine özel yetenekler verir çünkü, O'NUN KEFARET planında özel rolleri vardır. Tabii ki özel olmaları sadece geçicidir – zamanın dışına götürmek için bir araçtır zaman içine yerleştirilmiş olan. Bu, öğretim ve öğrenim durumuna yönelik olan kutsal ilişkinin içinde doğan özel yetenekler, tüm kendi öğrenimlerinde ilerlemiş olan TANRI öğretmenlerinin tipik özellikleri olacaklardır. Bu bakımdan hepsi birbirine benzer.

2. TANRI OĞULLARININ arasındaki tüm farklılıklar geçicidir. Yine de, zaman içinde gelişmiş TANRI öğretmenlerinin aşağıdaki özelliklere sahip olduğu söylenebilir:

I. Güven

1. Bu, görevlerini yerine getirmek için yeteneklerinin dayandığı temeldir. Algılama öğrenmenin sonucudur. Sebep ve sonuç asla ayrı olmadıklarından, algılama esasen öğrenmektir. TANRI öğretmenlerinin dünyaya güvenleri vardır çünkü, onlar dünyanın uydurduğu yasalarla yönetilmediğini öğrendiler. O, içlerinde olan ama kendilerinden olmayan bir GÜÇ tarafından yönetiliyor. Bu güçtür, her şeyi güvende tutan. Bu güçtür, TANRI öğretmenlerinin affedilmiş bir dünyaya bakmasını sağlayan.

2. Bir kere bu güç deneyimlendiğinde, tekrar kendi anlamsız gücüne güvenmek imkansızdır. Kim bir serçenin minnacık kanatlarıyla uçmaya çalışır ki, eğer bir kartalın büyük gücü verildiyse ona? Ve kim egonun zavallı tekliflerine güven yatırabilir ki, eğer TANRI'NIN armağanları önüne serilmişse? Nedir onlara bu değişimi yaptıran şey?

A. Güvenin gelişimi

1. Önce, “silmenin evresi” olarak adlandırılabilen bir şeyden geçmek zorundalar. Bunun sancılı olması gerekmez ama genellikle öyle yaşanır. Sanki bir şeyler ellerinden alınıyormuş gibi görünür ve başlangıçta sadece kendi değer yoksunluğunun farkına vardığı nadiren anlaşılır. Şeyleri farklı bir ışıkta görmek gerekir ki, algılayan o konumda olmadığı sürece bir değer yoksunluğu nasıl algılanabilir ki? O henüz, kendi içinde değişimi tamamen yapabileceği bir noktada değil. Ve böylece plan bazen dış koşullar gibi görünenlerde değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler her zaman yararlıdır. TANRI öğretmeni bu kadarını öğrendiğinde ikinci evreye geçer.

2. Bir sonraki olarak TANRI öğretmeni, bir “ayrıştırılma evresi”nden geçmeli. Bu biraz zordur çünkü hayatındaki değişimlerin her zaman yararlı olduğunu öğrendiğinden, şimdi her şeyi, yararlı olanı arttırıyor mu yoksa engelliyor mu temelinde değerlendirerek karar vermesi gerekir. Daha önce değer verdiği birçok şeyin, hatta çoğu şeylerin, öğrendiklerini yeni durumlara aktarma yeteneğini engellediğinin farkına varacaktır. Gerçekten değersiz olana değer verdiğinden, dersi kayıp ve kurban korkusundan genelleştiremeyecektir. Tüm şeylerin, olayların, karşılaşmaların ve koşulların yararlı olduğunu anlamak için epey bir öğrenim gereklidir. Sadece yararlı oldukları ölçüde onlara bu illüzyonlar dünyasında herhangi bir derece gerçeklik verilmelidir. Değer kelimesi başka hiçbir şeyle ilişkilendirilemez.

3. TANRI öğretmeninin geçmesi gereken üçüncü aşama, bir “vazgeçme evresi” olarak tanımlanabilir. Eğer bu “arzu edilmeye değer olanlardan vazgeçmek” olarak yorumlanırsa, büyük çatışmalar oluşur. Az TANRI öğretmeni bu sıkıntıdan tamamen sıyrılabiliyor. Ancak, değerli olanı değersiz olandan ayırmanın bir anlamı yoktur eğer bir sonraki bariz adım atılmazsa. Bu nedenle, “örtüşme evresi”nin TANRI öğretmeninin kendi iyiliğine olanı hakikat için kurban vermesi için çağrıldığını hissettiği bir zaman olması muhtemeldir. O henüz farkına varmadı böyle bir çağrının tamamen imkansız olduğunun. O, bunu ancak değersiz olandan gerçekten vazgeçtiğinde öğrenebilir. Böylece keder beklediği yerde mutlu bir kaygısızlık bulacağını ve ondan bir şey beklendiğini düşündüğü yerde kendisine bahşedilen bir armağan olduğunu öğrenecektir.

4. Şimdi bir “sakinleşme evresi” gelir. Bu sakin bir zamandır, içinde TANRI öğretmeninin bir süre oldukça huzur içinde dinlendiği. Şimdi öğrenimini sağlamlaştırır. Şimdi öğrendiklerinin devri değerini görmeye başlar. Onun potansiyeli tam anlamıyla çarpıcıdır ve TANRI öğretmeni şimdi kendi gelişiminde bir noktaya varmıştır, içinde kendi çıkış yolunu bütün olarak gördüğü. İstemediğini bırak ve istediğini tut. Bariz olan ne kadar da basit! Ve yapmak ne kadar kolay! TANRI öğretmeninin bu soluklanmaya ihtiyacı var. O henüz düşündüğü kadar ilerlemedi. Ancak, devam yürümeye hazır olduğunda, yanında güçlü yoldaşlarla yürüyecek. Şimdi bir süre dinlenecek ve yürümeye devam etmeden önce onları toplayacak etrafında. O, buradan itibaren yalnız yürümeyecek.

5. Bir sonraki aşama hakikaten “sendeleme evresi”dir. Şimdi TANRI öğretmeni neyin değerli neyin değersiz olduğunu gerçekten bilmediğini anlaması gerekir. Şimdiye dek öğrendiği tek şey, değersiz olanı istemediği ve değerli olanı istediğidir. Ancak kendi ayrıştırması ona aradaki farkı öğretmek için anlamsızdı. Kendi düşünce sisteminin merkezi olan kurban fikri, ona karar vermeyi imkansız kılmıştı. O, istekliliği öğrendiğini düşünmüştü ama şimdi bu istekliliğin ne için olduğunu bilmediğini görüyor. Ve şimdi belki uzun, çok uzun bir süre ulaşılmaz olacak bir hale erişmesi gerekecek. Tüm yargılamayı kenara bırakmayı ve her durumda sadece gerçekten istediğini talep etmeyi öğrenmesi gerekecek. Bu yöne doğru olan her adım bu kadar güçlendirilmese, hakikaten zor olurdu!

6. Ve son olarak, bir “tamamlama evresi” vardır. Tam da burada tüm öğrenim sağlamlaştırılır.  Şimdi daha önce sadece bir gölge gibi görünen, sağlam bir kazanç olmuştur, hem tüm acil durumlarda hem de sakin zamanlarda da güvenebilir olan. Gerçekten sonucu iç huzurdur: dürüst bir öğrenimin neticesi, düşünmedeki tutarlılık ve öğrenilenin tam aktarımı. Bu gerçek huzurun evresidir çünkü burada CENNETİN hali tamamen yansıtılır. Buradan itibaren CENNETE giden yol açık ve ferahtır. Gerçekte o buradadır. İç huzur çoktan tamamlandığında kim herhangi bir yere “gitmek” ister ki? Ve kim iç huzurunu daha çok arzulamaya değer bir şeyle değiştirmek ister ki? Başka ne bundan daha çok arzulanır olabilir ki?

II. Dürüstlük

1. TANRI öğretmenlerinin tüm diğer özellikleri güvene dayanmaktadır. Bu bir kere sağlandı mı, diğerleri takip etmede başarısız olamaz. Sadece güvenenler dürüst olmayı göze alabilirler çünkü bir tek onlar onun değerini görürler. Dürüstlük sadece söylediğine yönelik değildir. Bu terimin anlamı aslında senin tutarlı olduğundur. Söylediğin veya yaptığın hiçbir şey yoktur düşüncenle çelişen; hiçbir düşünce başka bir düşünceye direnmez, hiçbir eylem sözünü yalanlamaz ve hiçbir kelimenin bir başkasıyla anlaşma yoksunluğu yoktur. Böyledir hakikaten dürüst olanlar. Kendileri ile hiçbir düzeyde çatışma içinde değiller. Bu nedenle, onlar için herhangi biriyle veya herhangi bir şeyle çatışma içinde olmaları imkansızdır.

2. İlerlemiş TANRI öğretmenlerinin deneyimlediği zihinsel huzur, büyük ölçüde onların mükemmel dürüstlüğünden kaynaklanmaktadır. Sadece kandırma isteği savaşa yol açar. Kendisiyle bir olan hiçkimse çatışmayı hayal dahi edemez. Çatışma kendini kandırmanın kaçınılmaz sonucudur ve kendini kandırmak dürüst olmamaktır. TANRI öğretmeni için hiçbir mücadele yoktur. Mücadele şüphe içerir ve TANRI öğretmeninin emin olarak içinde dinlendiği güven şüpheyi imkansız kılar. Bu nedenle onlar sadece başarılı olabilirler. Burada da, her şey de olduğu gibi dürüstler. Onlar sadece başarılı olabilirler çünkü asla sadece kendi isteklerini yapmıyorlar. Onlar tüm insanlık için, tüm dünya ve içindeki her şey için, değişmez olan ve görüntülerin arkasında değişmeyen olan için ve TANRI OĞLU ve onun YARATICISI için seçerler. Nasıl başarısız olabilirler ki? Onlar mükemmel dürüstlük içinde seçerler; seçimlerinde kendilerinden oldukları gibi eminler.

III. Hoşgörü

1. TANRI öğretmenleri yargılamazlar. Yargılamak demek, dürüst olmamak demektir, çünkü yargılamak demek, sahip olunmayan bir pozisyon almak demektir. Kendini kandırmadan yargılamak imkansızdır. Yargı, kardeşlerin hakkında yanıldığını içerir. O halde nasıl kendini kandırmamış olursun ki? Yargı, güven eksikliği içerir ve güven TANRI öğretmenlerinin tüm düşünce sisteminin temelidir. O bir yitirilsin, ve tüm öğrenimi boşunadır. Yargı olmadan her şey eşit olarak kabul eilebilir çünkü kim farklı yargılayabilir ki? Yargı olmadan tüm insanlar kardeşler çünkü kim var ki dışında duran? Yargılamak dürüstlüğü yok eder ve güveni parçalar. TANRI'NIN hiçbir öğretmeni hem yargılayıp hem öğrenmeyi umut edebilir.

IV. Uysallık

1. Zarar TANRI öğretmenleri için imkansızdır. Onlar ne zarar verebilirler ne de zarar görebilirler. Zarar, yargılamaların sonucudur. O, dürüst olmayan bir düşünceyi takip eden dürüst olmayan bir eylemdir. O, bir kardeş hakkında ve dolayısıyla kendi hakkında verilmiş bir suç kararıdır. O, huzurun sonu ve öğrenmenin inkarıdır. Zarar vermenin kendi bilincinde işlevini tamamen sildiğini  – ve bunu eğitiminin oldukça erken zamanında - öğrenmemesi gereken hiçbir TANRI öğretmeni yoktur. Bu onu karışık, korkulu, öfkeli ve şüpheli yapacaktır. Bu onun, KUTSAL RUH'UN derslerini öğrenmesini imkansız kılacaktır. Aynı zamanda - zararın aslında hiçbir şey yapamayacağını fark edenlerin haricinde - TANRI'NIN ÖĞRETMENİ işitilemeyecek. Ondan hiçbir kazanç gelemez.

2. Bu nedenle TANRI öğretmenleri tamamen uysaldır. Onların uysallığın gücüne ihtiyaçları var çünkü onun sayesinde kurtuluş işlevi kolay olur. Zarar vermek isteyenler için uysallık imkansızdır. Zarara hiçbir anlam vermeyenler için uysallık sadece doğaldır. Aklı başında olanlar için bunun dışında hangi seçeneğin bir anlamı var ki?  Cennete giden bir yol algılayan kim cehennemi seçer ki? Ve kim, yanılmaz, her şeyi kapsayan ve sınırsız gücü olan uysallığın yerine zarardan gelmesi gereken zayıflığı seçer ki? TANRI öğretmenlerinin gücü uysallıklarında yatar çünkü onlar kötü düşüncelerinin ne TANRI OĞLU'NDAN ne de onun YARATICISINDAN gelmediğini anladılar. Böylece kendi düşüncelerini, onların KAYNAĞI olan  O'NUNLA bağladılar. Ve böylece, her zaman O'NUN KENDİNİNKİ olan iradeleri kendisi olmak için özgür kaldı.

V. Sevinç

1. Sevinç, uysallığın kaçınılmaz sonucudur. Uysallık, korkunun artık imkansız olduğu anlamına gelir, böylece sevinci engelleyebilen ne gelebilir ki? Uysallığın açık elleri her zaman doludur. Uysal olanlar acı bilmezler. Onlar acı çekemezler. Neden sevinçli olmasınlar ki?Onlar sevildiklerinden ve güvende olduklarından eminler. Sevinç, uysallık ile o kadar kesin elele ki, tıpkı saldırının gareze eşlik ettiği gibi. TANRI öğretmenleri O'NA güvenirler. Ve onlar O'NUN ÖĞRETMENİNİN önlerinde yürüdüğünden ve onlara hiçbir zararın gelmemesi için güvence sağladığından emindirler. O'NUN armağanlarını tutarlar ve O'NUN yolunda yürüler çünkü TANRI'NIN SESİ onları her türlü şeyde yönlendirir. Sevinç, onların minnetinin şarkısıdır. Ve MESİH'de aynı şekilde minnettarlık içinde aşağıya onlara bakıyor. O'NUNDA tıpkı onların O'NA ihtiyaçları olduğu gibi onlara ihtiyacı var.   Nasıl sevindiricidir kurtuluşun amacını paylaşmak!

VI. Savunmasızlık

1. TANRI öğretmenleri basit olmayı öğrendiler. Onların hakikate karşı savunulması gereken rüyaları yok. Onlar, kendi kendilerini yapmaya çalışmıyorlar. Onları KİMİN yarattığının  anlayışından geliyor sevinçleri. Ve TANRI'NIN yarattıklarının savunmaya ihtiyacı var mıdır? Savunma mekanizmalarının tamamen sadece delirmiş illüzyonların aptal bekçileri olduğunu anlayana kadar hiçkimse ilerlemiş TANRI öğretmeni olamaz. Rüya ne kadar tuhaf olursa, savunma mekanizmaları da o kadar gaddar ve güçlü gibi görünürler. Ancak, TANRI öğretmeni nihayetinde onların arkasına bakmayı kabul ederse, orada hiçbir şey olmadığını tespit eder. Bu aldanmanın ilk olarak yavaş yavaş üzerinden alınmasına izin verir. Ama güveni arttıkça daha hızlı öğrenir. Savunma mekanizmaları bırakıldığında gelen şey tehlike değildir. Güvendir. Huzurdur. Neşedir. Ve TANRI'DIR.

VII. Cömertlik

1. Cömertlik teriminin TANRI öğretmeni için özel bir anlamı vardır. Bu anlam, kelimenin alışılmış anlamı değildir; esasen bu öğrenilmesi gereken bir anlamdır, hem de çok dikkatlice öğrenilmesi gereken. TANRI öğretmeninin tıpkı diğer tüm özellikleri gibi bu da nihayetinde güven üzerine dayalıdır çünkü güven olmadan hiçkimse kelimenin tam anlamıyla cömert olamaz. Dünya için cömertliğin anlamı “vererek” “vazgeçmektir”. TANRI öğretmenleri için anlamı “sahip olmak için vermektir”. Bu, tüm metin ve ders kitabı boyunca vurgulanır ama muhtemelen dünyanın düşünme şekline bizim öğrenme planımızda bulunan birçok fikirden bu daha yabancıdır. Onun daha büyük olan tuhaflığı sadece dünyanın düşünme şeklini ters çevirmesinin besbelli oluşunda yatar. Mümkün olan en net şekilde, ve en basit düzeyde, bu kelimenin anlamı TANRI öğretmenleri ve dünya için tam tersi anlamına gelir.

2. TANRI öğretmeni ÖZBENLİĞİN ilgisinden ötürü cömerttir. Ancak, bu dünyanın bahsettiği benlik ile alakalı değildir. TANRI öğretmeni veremeyeceği hiçbir şey istemez çünkü tanımı sayesinde onun için değersiz olacağının farkındadır. Onu ne için isteyebilir ki? O böylece ancak kaybedebilir. Kananamaz. Bu nedenle sadece kendisinde kalabilecek bir şey aramaz çünkü bu kaybetmenin garantisidir. O, acı çekmek istemiyor. Neden kendine acıyı temin etsin ki? Ama o, TANRI'DAN olan her şeyi kendinde – ve böylece O'NUN OĞLU'NDA – tutmak ister. Bunlar ona ait şeylerdir. Bunları gerçek cömertlik içinde verebilir ve ebediyen kendisi için koruyabilir.

VIII. Sabır

1. Sonucundan emin olanlar, beklemeyi, hem de kaygılanmadan beklemeyi  göze alabilirler. TANRI öğretmeni için sabır doğaldır. Gördüğü tüm şey, belki henüz bilinmemekte olan ama şüphe duymadığı belli bir zamandaki sonucun kesinliğidir. Cevabın olduğu gibi zaman da doğru olacaktır. Ve bu şimdi olan ve gelecekte olacak her şey için doğrudur. Başına gelmiş gibi görünen dahil, dünyanın iyiliğine hizmet etmeyen hiçbir şey  geçmişde de hata  içermemiştir. Belki o zaman anlaşılamadı. Ancak, TANRI öğretmeni eğer herhangi birine acı verdiyse tüm geçmiş kararlarını tekrar gözden geçirmeye isteklidir. Sabır güvenenler için doğaldır. Onlar zaman içinde her şeyin nihai yorumlanmasından emin olduklarından, çoktan görmüş oldukları ya da henüz gelecek olan hiçbir sonuç içlerinde korkuya neden olamaz.  

IX. İnanç

1. TANRI öğretmeninin inanç derecesi onun öğrenim planındaki ilerleme ölçüsüdür. Hala yaşamının bazı yönlerini kendi öğrenimi için seçerken bazılarını onun dışında mı tutuyor? Eğer öyleyse ilerlemesi sınırlıdır ve güveni henüz sağlam temellere oturmamıştır. İnanç, tüm şeyleri doğru ayarlacağına dair TANRI'NIN SÖZÜNE olan güvenidir TANRI öğretmeninin; sadece bazılarını değil hepsini. Genel olarak onun inancı sadece bazı sorunlar üzerinde durarak ve bir müddet özenle sınırlı kalarak başlar. Tüm sorunları sadece tek bir CEVABA teslim etmek, dünyanın düşünce şeklini tamamen tersine çevirmek demektir. Ve yalnız bu inançtır. Başka hiçbir şey bu sıfata layık değildir gerçekten. Ancak, her ne kadar küçük de olsa, her derece ulaşılmaya değerdir. Metin Kitabında belirtildiği gibi, hazır olmak ustalık değildir.

2. Bununla birlikte, doğru inanç sapmaz. Tutarlı olduğundan tamamen dürüsttür. Sarsılmaz olduğundan güven doludur. Korkusuzluğa dayalı olduğundan yumuşak başlıdır. Kesin olduğundan sevinçlidir. Güvenilir olduğundan hoşgörülüdür. Yani inanç, TANRI öğretmenlerinin tüm diğer özelliklerini içinde birleştiriyor. O, TANRI'NIN SÖZÜNÜN kabulunu ve O'NUN TANRI OĞLU'NU tanımlamasını içeriyor. İnanç gerçek anlamda hep ONLARA yöneliktir. İnanç ONLARA bakar ve ONLARI bulana dek arar. Savunmasızlık doğal olarak onunla ilişkilidir ve sevinç onun doğal halidir. Ve bulduğunda bir tek tüm inancı hak edenin üzerinde sessiz bir kesinlikle durur.

X. Zihinsel açıklık

1. Belki de TANRI öğretmeninin bünyesine aldığı özelliklerin sonuncusu olarak, zihinsel açıklığın merkezi rolü, affetme ile olan ilişkisi kavrandığında kolayca anlaşılmaktadır. Zihinsel açıklık yargı eksikliği ile birlikte gelir. Yargının, TANRI ÖĞRETMENİNE karşı zihni kapattığı gibi zihinsel açıklık içeri girmesi için davet çıkarır ONA. Yargılamak, TANRI OĞLU'NU kötü olarak değerlendirirken, zihinsel açıklık ona TANRI İÇİN OLAN SES tarafından ONUN ADINA değerlendirilmesine izin verir. Onun üzerine suçu yansıtmak onu cehenneme yollayacağı gibi, zihinsel açıklık MESİH'İN görüntüsünün ona doğru yayılmasına izin verir. Sadece zihni açık olanlar huzur içinde olabilirler çünkü sadece onlar bunun için bir neden görürler.

Zihinsel açık olanlar nasıl affederler? Onlar affetmeyi engelleyen her şeyi bırakmışlardır. Onlar aslında dünyadan vazgeçtiler ve kendileri için bir yenilik ve sevinç içinde öyle görkemli yeniden inşa ettirdiler ki, böylesi bir değişim hayal bile edemezlerdi. Hiçbir şey daha önce olduğu gibi değil artık. Bir zamanlar donuk ve cansız gibi görünen hiçbir şey artık parlamamazlık yapmıyor. Ve en önemlisi, her şey artık kucak açıyor çünkü tehdit yokoldu. MESİH'İN yüzünü gizlemek için bulutlar kalmadı. Şimdi hedefe ulaşılmıştır. Affetme, öğrenim planının nihai hedefidir. Tüm öğrenimlerin çok ötesine giden için yolu açar. Öğrenim planı, kendi meşru amacını aşmak için hiçbir çaba sarfetmez. Tüm öğrenimlerin nihayetinde bir araya geldiği affetme, onun tek hedefidir. Gerçekten de yeterlidir.

Belki farketmiş olabilirsin, TANRI öğretmenlerinin özelliklerinin listesinin TANRI OĞLU'NUN mirası olan şeyleri içerdiğini. Sevgi, günahsızlık, mükemmellik,  bilgi ve ebedi hakikat gibi kavramlar bu bağlamda görünmüyor. Onlar burada son derece uygunsuz olurlardı. TANRI'NIN verdiği o kadar çok bizim öğrenim planımızın ötesinde ki, onun varlığında öğrenim yokolur. Ama onun varlığı hala örtülü olduğu sürece, odağımız doğru olarak öğrenim planına aittir. Bu dünyaya doğru öğrenimi getirmek TANRI öğretmenlerinin işlevidir. Aslına bakılırsa, getirdikleri şey öğrendiğini unutmak ki, bu da dünyadaki tek doğru öğrenimdir. Dünyaya tamamlanmış affetmenin sevinçli haberini getirmek TANRI öğretmenlerine verilmiştir. Onlar gerçekten kutsanmıştır çünkü, onlar kurtuluşun getiricileridir.

 

Mucizeler Kursu, Öğretmenler için Kılavuz Kitabı, Bölüm 4

Çeviri: BenSiz (© Bengü Aydoğdu - www.flameofsophia.com - eposta(at)flameofsophia.com - Tüm haklar saklıdır.)

Abone ol

Çevrimiçi

21 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Copyright © 2010 - 2017  • Bengü Aydoğdu (BenSiz)  •  Tüm haklar saklıdır • eposta@flameofsophia.com